Ali'nin Blog'u

Mustafa Kemal Atatürk bugün yaşasaydı ne olurdu?

26th November 2013

Türkiye, cumhuriyet tarihine baktığımızda yakın geçmişinin belki de en farklı döneminden geçiyor. Yıllarca süren ezberler, kulaktan kulağa anlatılan hikâyeler, hatta çocukluk yıllarımızdan başlayıp gençliğimizin ilk dönemlerine kadar her yıl bize belletilen öğrenmeler değişiyor. Şehirler, değerler, anlatılanlar değişiyor ülkemizde; ifade biçimleri, ses tonları ve yüz ifadeleri değişiyor.

Bizler ülke olarak yıllarca kurtuluş savaşına ve onun getirdiği zaferlere sahip çıkarak var olmaya çalışmış, cumhuriyetin değerlerine ve onun kurucularına sıkı sıkıya bağlı olmakla övünmüş bir toplumun içine doğduk. Her fırsatta milli mücadele günlerini anıp halkın ortak bir irade ile beraberce ve birbiri için nasıl hiç korkmadan, zorluklardan yılmadan, aç ve çıplak kalma pahasına da olsa bu vatanı savunduğunu büyüklerimizden dinleyerek büyüdük. Her milli bayramda sanki ilk kez kutlanıyormuş gibi yeniden ve büyük bir minnetle yaşadık o günleri. Her sabah ant içtik varlığımızı Türk varlığına armağan etmeye. Ta ilkokul sıralarından başlayarak öğrendik şanlı tarihimizi. Durmadan övündük geçmişimizle.

29 Ekimleri ve 30 Ağustosları hep birlikte, 19 Mayısları gençlerle, 23 Nisanları çocuklarla kutladık. Beraber üzüldük 10 Kasımlarda, yas tuttuk, saygıyla durduk. Okul duvarlarına asa asa ezberledik Atatürk’ün gençliğe seslenişini. Her duvarda göre göre resmini tanıdık onu. Tanıdıkça anladık sandık. Anladığımızı sandık.

Peki, başka ne yaptık? Tüm bunlardan başka? Anmaktan, üzülmekten ve övünmekten başka? Her fırsatta Mustafa kemal Atatürk’ten dem vurmaktan başka ne yaptık?
Şimdi günümüze baktığımızda şu meşhur muasır medeniyetler seviyesinin çok altında kalmış bir ülke olarak, toplum olarak, topluca hiçbir şey yapmadan soruyoruz, Atatürk bugün yaşasaydı ne olurdu?

Bugün yaşasaydı biz bu durumda olmazdık diyende var,  yaşayamazdı kahrından ölürdü diyende. Ne değişirdi zaten diye soran da var, iyi yaşamadı da görmedi diyende.
Beklide esas soru, biz yaşadığımız halde ne olduğudur. Daha güzel bir gelecek için hiçbir şey yapmadan, sadece anarak, yad ederek var ettiğini sanarak.

Gerçekten ne oludu yaşasaydı?


İlk önce soru sorardı, nedir bu hal?

Belki sitem ederdi bu ne iki yüzlülük. Bu ne yalancı sevinçler bu ne timsah gözyaşları. Bu ne sahipsiz toprak böyle, bu ne düşüncesiz akıl, bu ne temelsiz fikir? Ezberlenip anlamı unutulmuş bir şiir gibi sizler ne yaptınız bildiklerinize, peki ya bu ne hal?

Yaşasaydı ne olurdu bilmiyoruz onu. Bu sadece merak ettiğimiz ama cevabını hiç bilemeyeceğimiz bir soru. Sorumluluğu yine atmak belki sırtımızdan her zamanki gibi. Kalkıp yerimizden, silkinip ve başlayıp çalışmaya, üretmeye yeniden, sahip çıkarak sahip olduğumuza, hiç unutmadan geçmişimizi geleceğimizi sevmek belki de. Yaşasaydı ama yaşamıyor. Bizler varız geriye kalan aklımız, fikrimiz, üretme gücümüz aydınlığımız var. Hepimiz görüyoruz aslında, gün gibi ortada halimiz. Bu kimseye atılacak bir suç, kimseye mal edilecek bir sorun değil. Bu bizim kendi uyuşukluğumuz içinde debelenirken ve kalkmadan oturduğumuz yerden yine ezbere konuşmamız.

Oysa görmemiz gereken bir dünya var önümüzde. Bizi hala gelişmekte olan ülkeler statüsüne koyan bizim hala yüz yıldır gelişemediğimiz. Ne eğitimde ne sağlıkta, ne insan haklarında ne özgürlükte ne bilimde ne sanatta ne de gündelik hayatta, ne insanların refahında ne de mutluluğunda halkımızın bir arpa boyu yol alamamış, bırakılana sahip çıkamamış, bir adım öteye götürmediği yetmez gibi, yerinde sayıp gerilemiş bir ülke var önümüzde.

Eğer Mustafa kemal yaşasaydı, bugün bu toplumla değil Atatürk olmak sıradan ve mutlu bir Mustafa bile olamazdı.



YellAli Hakkında


Hakkımızda birkaç söz....


 



Yorum yapmak için lütfen giriş yapınız

kullanıcı adı veya e-posta
Parola