Ali'nin Blog'u

Türkiye ve Avrupa Birliği

24th October 2013


Uzun yıllar gelişmekte olan ülke statüsünde olup da bir türlü gelişmeyi başaramayan ülkemiz, belki de ilerleme yolunda adımlarını sıklaştırmak için Avrupa Birliği yolunda ilerliyor. Bu yol alma süreci uzadıkça ve sıklaşan adımlar zaman içinde seyreldikçe bu konu daha fazla kurcalıyor kafaları.


İyi olur diyen de var, bize lazım değil diyende.
Herkes kendi mantığınca haklı.  Avrupa birliğini desteleyen bakış açısı temel hak ve hürriyetlerin korunmasına, toplumsal hayatın sivilleşmesine ve pek çok konuda getirilecek standartların faydasına değinirken, bir yandan da standartların ülkemize uygunluğu sorusunu akla getiriliyor.


Dilerseniz bu sürece ana hatlarıyla fayda zarar hesabından ziyade artıları ve eksileri olarak bir göz atalım.


Genç nüfus başta olmak üzere, Avrupa birliği denilince herkesin iştahını kabartan konu serbest dolaşım ve çalışma hakkı. Yani şu anda birkaç günlük tatile bile gidebilmek için almaya çalıştığımız vizeler ve kapısını aşındırdığımız konsolosluklarla artık uğraşmayacak olmamız. 
Yurt dışına çıkmak, orada eğitim görmek, hatta oturma ve çalışma izni alıp Avrupa’da yaşamak isteyenlerin sayısı hiç de az değil. Bu işin bireysel boyutu tabii. Bir de konuya daha geniş ölçekte bakanlar, Avrupa birliği sürecinin ilerleyişini ve hatta nihayete erişini ülke bazında ekonomik bir fayda olarak görenler de var.


Ticaret hacminin iç pazara sınırlı kalmayıp, dış pazara da sıçrayacak olması da yine olumlu bir gelişme.  Böylece ülkemiz hem ürettiği malları Avrupa pazarında daha kolay satabilecek, hem de dış pazardan gelen sermayenin ülkemize girişi artacak. Oluşan ortak Pazar üye devletlerin ilişkilerini güçlendireceğinden iktisadi hayat canlanacak. 


Sürekli ve dengeli bir gelişim beraberinde istikrarı da getirecek ve hatta ülkemiz ekonomik açıdan genel Avrupa ortalamasına yaklaşana dek bir takım yardımlar alacağından toplumsal refah seviyesi yükselecek.
Ülke genelinde iyimserlikle karşılanan en önemli noktalardan biri de Avrupa birliğinin getireceği standartlar. Eğitim ve sağlık başta olmak üzere, iş dünyasından sivil toplum yapılanmasına kadar daha eşitlikçi ve daha dengeleyici kuralların geleceğini düşünmek Avrupa birliğine dâhil olmayı olumlu bulanların ortak sesi.


Yukarıdaki tabloya bakıldığında Avrupa birliğine üye olmak oldukça mantıklı görünüyor. Ancak işin bir de başka bir boyutu var ki, sebeplerine bakınca, o da mantıklı görünüyor.


Avrupa Birliği’nin en önemli sorunlarından biri küreselleşme. Yerel değerlerin değerini düşüren, tek tipleştiren, tek tip olmayanı ötekileştiren bir durum da var ortada. Yakın zamana kadar tartışılan sokakta midye satma yasakları, kokoreç’in yasaklanması, sokak tezgahlarının kaldırılacak olması, yerel işletmelere getirilen / dayatılan yeni kuralların butik üretimleri ve küçük esnafı zora sokacağı gibi düşünmek zorunda ihtimaller Avrupa birliğine olan sempatiyi azaltıyor.


Yine aynı tek tipleştirme ülke ekonomileri bazında da devam ediyor.Örneğin başka bir ülkede meydana gelen kötü durum,  diğer bütün ülkeleri etkileyebiliyor. Son dönemlerde başta komşumuz Yunanistan olmak üzere, orta Avrupa’yı sarsan ekonomik bunalımlar, euro bölgesi olarak adlandırılan üye ülke ekonomilerinin uyumlanmadaki sıkıntıları hep üzerinde düşünülmesi gereken, hassas dengelerde ilerleyen konular.


Ayrıca Avrupa birliğinin Hıristiyan birliği olduğunu ve Müslüman bir ülke olarak bizim inanç hayatımıza uymayacağını savunanlar da var; kültürel değerlerimizin farklılığından bahseden de, zaten Avrupa kıtasında değiliz, ne işimiz var? Diyenlerde.


Eşit mesafeden bakmaya çalışınca herkes bir yanıyla haklı görünüyor. Fakat işin düşündürücü yanı, iyinin de kötünün de bir mecburiyet olarak dayatılması noktasına varıyor. Bu noktada madem kendimiz yapamıyoruz, o zaman bir kuralı olsun diye düşünenlerle, zorla güzellik olmazı düşünenler tartışıyor.


Süreç devam ettikçe devam edeceğe benzeyen bu karşıt fikirlerin doğru zeminde ve doğru bir dille tartışılması, çözüme giden yolun yapı taşlarını belirleyecek gibi görünüyor.


 


 




Yorum yapmak için lütfen giriş yapınız

kullanıcı adı veya e-posta
Parola